19 Kasım 2008 Çarşamba

ÇOCUKLAR NE İSTER?


Bir süredir bu soru aklıma takılıyor? Çocuklar ne ister? Kişiden kişiye göreceli bir kavram mıdır bu? Öyle değilse neden bu soru aklımı kurcalıyor? Ya da öyleyse hangi şartlar bu kavramı göreceli hale getiriyor? Aynı yaşta olan çocuklar neden aynı şeyleri istemez? Bu gece alt geçitte gördüğüm henüz önlüğünü bile çıkaracak vakti bulamadan mendil satmaya çıkmış bir çocuk acaba ne ister? Mendillerini satmayı mı, sıcak bir anne kucağını mı, baba şefkatini mi yoksa yaşıtları gibi sıcacık evinde oturup bilgisayar oyunları oynamayı mı? Ya da kendi talihsizliğinin hesabını sormayı mı? Ufacık yüreğinde büyüttüğü kinin farkında mıdır? Acaba geleceği için hala güzel hayalleri yüreğinde filizlendirmekte midir? Kimbilir???

Gerçekten çocuklar ne ister? Ya da daha doğru bir tabirle çocuklar gerçekten onlara verebileceğimizden çok mu şey ister? Onlar için verebileceklerimiz sadece maddiyatla mı sınırlı? Çok merak ediyorum ülkemizde sevgi, şefkat nezaman para ile satılmaya başlandı da anne baba yürekleri evlatlarına kıyıp onuları elindeki mendillerle köprü altına yollar oldu?

Acaba çocuklar mı çok şey istiyor yoksaaaaa bizler mi? Sanırım bu sorunun yanıtını ancak aynayı kendimize çevirmeyi başarabildiğimizde verebilicez. Şimdilik sanırım elimizden gelen bu şekilde yazılarla ahlanıp vahlanmaktan başka bişi değil. Olsun bu da bişi sayılır en azından kendimizi bari kandırmayı başarabiliyoruz.....


Vildaniye YILMAZ
Ana Sınıfı Öğretmeni

3 yorum:

  1. Ayrıca anne baba olmayı yeterince hissetmek ve bilgi sahibi olma da konunuz ile ilgili anahtar kelime olduğu dusuncesindeyim. Aslında sadece “olması gerektiği” için çocuk sahibi olan ve bu nedenle cocuklarının ne istedigini anlamayan bir suru aile ile dolu cevremiz.

    YanıtlaSil
  2. Evet Hocam çok tşekkür ederim sonuna kadar yorumunuza katılıyorum. Sanırım en önemli nokta anne baba olmayı hisedebilmek. Kazandırdığınız bakış açısı için tekrar steşekkürler. Sevgilerimle....

    YanıtlaSil
  3. Merhamet, Alem bu temel üzerinde...
    Eğer toprağa, tohuma hatta kire, lekeye merhamet olmasaydı su olur muydu?
    Rengi merhamet, sesi merhamet, pırıltılı, şırıltılı su.
    Ne duruyorsunuz sökün sahte su borularını.
    Ev ev merhamet şebekesi kurun.
    Tepelerinizdeki çatıları da yıkın, göklerle temasa geçin.
    O zaman göreceksiniz ki, acı su borularindan kendi kendine tatlı su akacak ve
    Başlar üstüne güneşe yol veren kubbeler yükselecek...
    Necip Fazil KISAKÜREK ("Reis Bey" romanından alıntıdır)

    YanıtlaSil

Bu gadget'ta bir hata oluştu